Ağız ve Dişler
Hakkında Genel Bilgi
|
mine: vücuttaki en sert
maddedir. dişi en dıştan koruyucu bir katman olarak
çevreler. içinde sinir hücreleri olmadığı için
duyarlı değildir. % 97’si kalsiyum tuzlarından oluşur. Diş minesi altıgen “apatit”
kristalleri şeklinde düzenlenmiştir. Minenin yapısına giren kalsiyum
tuzları, organik diş maketi üzerinde yavaş yavaş
çökelerek birikir ve kristalleşir. Bu birikme, ana rahminde iken
başlar. Anne, gebelik süresince bazı ilaçlar alırsa veya çocuk mine teşekkülü
sırasında bir hastalık geçirirse mine birikimi aksaklığa uğrayabilir. 0 zaman
dişler sarı, gri veya kahverengi olur. Bazen de eksik (hipoplazik)
teşekkül eder. |
|||||||||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||||||||
|
|
Dişler sindirim
sisteminin başında besinlerin ufalanıp parçalanmasına, koparılmasına yardım
eder. kendini çevreleyen destek dokuları korur ve
gelişmelerini sağlar. konuşmayı ve seslerin doğru
bir şekilde çıkmasını sağlarlar. estetik olarak
yüzle bir bütünlük içindedir. Dişlerin Görevlerine Göre Farklı Yapıları Vardır; 1- Kesici Dişler Alt ve üst çenedeki ön dişler “Kesici Diş” olarak
adlandırılır. Üst çenede genişliği 9- 2- Kaninler (Köpek Dişleri) “Köpek dişi” ve “göz dişi” adı da verilen kaninler
kesici dişlerden sonra gelir, alt ve üst çenede sağlı-sollu birerden dört
(4)tanedir. Uçları sivri olup koparmaya yararlar. 3- Azı Dişleri Kaninlerin arkasında, azı
dişleri yer alır. Yapı olarak birbirinden farklı olan azı dişleri, her bir
yarım çenede, iki küçük azı, üç de büyük azı olmak üzere beşer tane ve bir
çenede toplam on (10) tanedir. Bütün küçük azıların çiğneme ve kenetlenmeye yarayan
ikişer tümsekçikleri vardır. Üst çenedeki büyük azıların dörder tümsekçiği;
alt çenedeki büyük azıların beşer tümsekçiği vardır. Bu tümsekçiklere “tüberkül” adı verilmektedir. 4- Akıl Dişleri - Üçüncü Büyük Azılar = Yirmi yaş Dişleri Akıl dişleri ayrı bölümde incelenmiştir (yirmi yaş dişleri). Burada, sadece şekillerinin ve kök
sayılarının çok değişik olduğunu belirtmekle yetiniyoruz. Dişlerin Düzgün Konuşmaya Etkisi: Konuşma, insan ilişkilerinin en
önemlilerindendir. Ayrıca, politikacılık, aktörlük, spikerlik, şarkıcılık
gibi bazı meslekler, büyük ölçüde düzgün konuşmaya dayanır. Düzgün konuşmada
dişlerin önemli rolleri vardır. Aşağıda ki birkaç örneğin bu rolü
vurgulamaktadır. 1- DE ve TE sesleri, dil
ucunun, üst kesicilerin damak tarafındaki eğiminden destek almasıyla çıkar. 2- FE ve VE
sesleri ise, alt dudağın, üst kesicilerin kesici uçlarına temas etmesiyle
çıkar. 3- SE sesi, karışık bir işlemle
çıkar. Alt ve üst kesiciler birbiriyle temas halindeyken, dilin, azıların dil
tarafındaki yüzeyinden destek alması ve dil ucunun da (kesiciler arasında bir
oluk yapıp) hava borusu oluşturmasıyla gerçekleşir. ŞE ve JE
sesleri de buna benzer bir işlemle gerçekleşir; fakat bu sırada dil ucu
göreve katılmaz. Dişler çene
kemikleri, dişetleri, dil, damak, buların hepsi, çiğneme, tat alma. yutkunma ve konuşma ile ilgili görevlerini bir bütün
halinde yürütürler. dişlerin oluşumu ve
gelişimi ne zaman oluyor? Embriyolojik
hayatta (anne karnında) ağız boşluğuna ait oluşum belirtileri 3. haftada
görülmesine rağmen, dişlerin gelişimine ait ilk belirtiler 6.haftaya
rastlamaktadır. 7.haftadan itibaren dişlerin tomurcukları hafta hafta belirmeye başlar. Süt dişleri, çocuk
altı aylıkken çıkmaya başlar ve 2.5 yaşında alt ve
üst çenede 10’ardan (20) tane olarak tamamlanır. Süt kesicileri ve süt kaninleri, kalıcı dişlere göre daha küçüktür. Süt azıları
da kalıcı azılara göre daha küçük yapıdadır. Çocuk büyüdükçe, süt dişlerinin kökleri altında yer alan kalıcı
dişin kökü, sürme etkisiyle erimeye başlar; kök tamamen eriyip dişin yalnız
kuronu kalınca da diş kendiliğinden düşer. Bakınız, Çocuk Ağız ve Diş
Sağlığı İlk diş yaklaşık
altı aylıkken çıkar. Akıl dişleri de 18-20
yaşında... Demek ki diş çıkarma süreci, insanın 20 yılını alır. Ama hangi diş
kaç yaşında çıkar? Bunu özetleyen bir tablo hazırlanmış ve aşağıda
verilmiştir. Tablodaki yaşların yaklaşık rakamlar olduğunu; 1-1,5 yıl önce veya sonra sürmesi gereken dişin vakitsiz
sürebileceğini, bazen de gecikmeler olabileceğini belirtmeliyiz.
ısırma ve öğütme nasıl
gerçekleşir? Kesici dişler, yiyecekleri ısırmaya ve kesmeye yararlar. Üst diş
kavisi, alt diş kavisinden daha geniştir ve onu her yönde taşar. Alt çenenin
aşağıya kaymasıyla ağız açılır ve lokma kesici dişlerin arasına girer. Ağız
kapatılınca, ısırma hareketi ile üst kesiciler alt kesiciler üzerinde bir
makasın ağzı gibi kayar ve yiyecekleri koparır. Öğütme işlemi alt çene eklemi ve çiğneme kaslarının uyumlu
çalışması ve yana hareketlerle gerçekleşir. Besinleri iyi
öğütebilmek için diş dizilerinin düzgün ve eksiksiz olması şarttır. Bir dişin dışarıdan sadece taç kısmı görülür ve diğer kısımları
çene kemiği içinde gizlenmiştir; üzeri dişeti dokusu ile örtülüdür. Diş eti, sert, lifli ve kan dolaşımı ile iyi beslenen bir yapı
olup; normal rengi uçuk pembedir. Sert ve kemiğe sıkı-sıkıya yapışan 4-5 mm’lik dişeti daha yumuşak
bir bağlantı ile yanak ve dudak içini döşer; bu yapıya “Mukoza” denir.
Yanak ve dudakların iç yüzü ile diş dizileri arasında “Vestibül”
= “Dalız” yer alır. tükürüğün bileşimi
ve etkisi nasıldır? Yeni doğan bebeğin ağzı sterildir
(mikropsuzdur), fakat birkaç dakika sonra kirlenir ve yaşam boyu da mikroplu
kalır. Öyleyse neden hastalanmıyoruz? Çünkü ağızda bulunan bakterilerin çoğu
hastalık yapmayan mukoza (saprofit) türdendir. Ancak vücudun direnci
kırılınca bu bakteriler hastalık etkeni olabilir. Ağızda bulunan bakterilerin
hepsi “Ağız florası”nı
oluşturur. Diğer yandan, ağız boşluğunun çok önemli bir koruyucusu daha
vardır: Tükürük. Kulak önü, çene altı ve dil altı
bezleri tarafından üretilen renksiz, özel kıvamda, akıcı bir sıvı olan
tükürük, üretildiği bezlerden kanalcıklar aracılığı ile ağız boşluğuna
taşınır. Bezler günde 5 litreye yakın tükürük üretirler. Kulak önü tükürük
bezinin kanalı, üst 1. büyük azı yakınında; diğer tükürük bezlerinin
kanalcıkları da dil altında ağza açılırlar. Tükürük
içinde bakterilerin üremesini durduran fermentler, fluor
ve kalsiyum tuzlan bulunur. Tükürük kanallarının açıldığı yerde diş
taşlarının fazla birikmesi, bileşimindeki kalsiyum tuzlarının çökelmesi
nedeniyledir. Tükürüğün ağız ve dişlere yararlı etkileri şöyle
özetlenebilir; 1- Tükürük, dişleri mekanik olarak temizler. 2- Tükürük, dişleri çürümekten korur. 3- Tükürük, içinde bulundurduğu mayalarla ağız mukozasını korur. diş sert dokularının
madde kaybı ile birlikte ilerleyen hastalığına çürük
denir. diş sert dokularında kaybolan maddeyi yerine
koyacak bir yenileme ya da tamir olayı olmaz. yani
çürükte madde kaybının dokularca tamir olanağı yoktur. ayrıca çürük boşluğu
çürütücü etkenlerin yerleşmesi, gelişmesi ve korunması için bir barınak
teşkil eder.bu nedenle çürük tedavisinde başlıca iki
çaba vardır: Çürütücü etkenlerin barınağını ortadan kaldırmak ve dişteki
madde kaybını birtakım dolgu malzemeleri ile gidererek tekrar iş görür hale
getirmek... eğer elimizde çürüyerek kaybolan diş
dokularını fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerine sahip ve tedavi
edilecek dişe mükemmel bir şekilde yapışıp kaynaşabilecek bir dolgu maddesi
bulunsaydı çürüğü temizlemek ve doldurmak basit bir işlem olurdu. ancak bugün bu özelliklerin tümüne sahip bir dolgu maddesi
olmadığı için, ön dişlerde estetiği arka dişlerde de dayanıklılığı sağlayan
çok çeşitli dolgu maddeleri kullanılmaktadır. bu
maddelerin değişik özellikleri nedeniyle dolgu yapma tekniklerinde en uygun
şekil ve yöntem dişten dişe değişmektedir. çürük tedavisinde kullanılan malzemeler nelerdir? çinko içerikli genelde
geçici amaçla kullanılan maddeler
Dişin pulpa tabakasının (sinir-damar ağı) mikroorganizmalarca
işgali sonucu canlılığını kaybettiği bazı durumlarda içerdiği protein,
karbonhidrat ve yağların kimyasal olaylar sonucu parçalanmasıdır. çürüğe meyilli dişlere sahip bireylerin daha çocuk
yaşlardayken ilk çıkan daimi dişlerinde bile aşırı çürük sonucu pulpa gangrenine
rastlanabiliyor. diş gangreninin sebepleri nelerdir? Ani darbelerle
dişin kırıldığı durumlarda olabildiği gibi sürekli ve yavaş yavaş etki yapan yüksek dolgular, sızıntılar, sinire
ulaşan çürükler de dişin ölümüne sebep olabilir. diş gangreninin tedavisi var mıdır? Dişi canlı olarak
ağızda tutmak için artık çok geçtir. yapılacak
tedavi şekli dişin ortasındaki bozulmuş yapıların temizlenmesidir (kanal tedavisi). en son çare ise ne yazık ki çekimdir. Not: Yukarıdaki
yazının bazı bölümleri Prof. Dr. İlter Uzelin
yazısından alınmıştır. |
||||||||||||||||||||||||