
Çürüme İhtimali Olan Bölgelere Dolgu
Yaptırarak Çürükten Korunabilir miyiz?
Hayır.
Sağlam bir organı çürüyecek diye kopartıp almak mümkün değildir. Diş korumada
en etkin önlemin dişleri fırçalamakla
alınacağını tekrar hatırlatalım.
Dolgu Nasıl Yapılır?
Günümüzde
kullanılan dolgu maddelerinin çoğu sadece dişe tutunur, yapışmaz. Bu nedenle
diş hekimleri dolgu yaparken bazı tutucu önlemler alırlar. Bu önlemler özel
tutucu oyukların hazırlanmasıyla mümkün olur. Dolgu yaparken ana kural olarak
iyi bir kavite (oyuk) hazırlanır;
ve dişe yapılacak dolguyla çürümeden önceki doğal biçimi
tekrar verilmeye çalışılır.
Hangi Dolgu Maddeleri
Seçilir?
Dolgu
maddesini seçerken diş hekimleri maddenin arka dişlerde çiğneme basıncına
dayanabilmesini; ön dişlerde mümkün olduğunca fark edilmemesini; dişe ve diş
özüne zarar vermemesini göz önüne alırlar. Şimdi sizlere birkaç tip dolgu
maddesi hakkında bilgi vermek istiyoruz:
Amalgam dolgular
gümüş dolgular olarak da tanımlanır. Amalgam; gümüş, kalay ve bakır alaşımının,
cıva ile karıştırılması ile elde edilir. Karışımın %45-50'sini oluşturan civa, metalleri birbirine bağlayarak dayanıklı bir dolgu
malzemesi yaratmış olur. 150 yıldan beri geliştirilerek kullanılmakta olan
amalgam dolgular, çok sayıda dişin korunarak ağızda kalmasına hizmet etmiştir.
Amalgamdaki civa
zararlı mıdır?
Amalgam dolgudaki civa zehirli değildir. Civa diğer
metallerle birleştiğinde kimyasal yapısı değişir ve zararsız hale geçer.
Çiğneme ve öğütme sonucunda ağızda açığa çıkan civa
miktarı su, hava ve yiyeceklerde alınan miktardan çok daha küçüktür. Bütün
bilimsel araştırmalarla civanın zararsız olduğu sonucuna varılmıştır.
Amalgamlar söküldüğünde civanın oluşturduğu düşünülen bazı hastalıkların
iyileştiği iddia edildiği halde bilimsel olarak ispatlanamamıştır.
Dişhekimleri amalgamı niçin tercih ederler?
Amalgam hala en
zararsız, en uzun ömürlü ve en ucuz dolgu maddesidir. Yılda, bir milyardan
fazla amalgam dolgu yapıldığı hesaplanmıştır. Diğer dolgu maddelerine oranla
çok daha kısa zamanda ve kolay uygulanabilirler. Porselen, altın ve beyaz
dolgular gibi dolgu malzemeleri hem daha pahalıdırlar hem de daha çok zaman ve
dikkat isterler. Ayrıca altının dışındakiler amalgam kadar uzun ömürlü
değildir. Amalgam ancak civaya alerjisi kesin olarak
tespit edilenlerde kullanılmamalıdır ki, bu da yüzde birden çok daha düşük bir
olasılıktır. Gerekmediğinde amalgam dolgular sökülmemelidir. Çünkü hem gereksiz
masraf getirmekte hem de dişe zarar verme olasılığını arttırmaktadır.
Amalgam restorasyon sonrası hastaya uyarılar
Uygulamanın yapıldığı
tarafı en az bir saat kullanmaması ve takip eden 24 saat içinde de dikkatli
olunarak sert şeyleri o bölgede çiğnememesi hastalardan istenmelidir.Hastaya 24
saat geçtikten sonra polisaj işlemi.,için ikinci bir
randevu verilmelidir.Bu uygulama, hem amalgamın metalik özelliklerini
iyileştirme hem de kullanım sonrası restorasyonun anatomik ve
fonksiyonel olarak tekrar gözden geçirilme olanağını sağlayacaktır.
Amalgam dolgulardan
sonra kısa süreli bir sıcak-soğuk duyarlılığı olabilmekte ve bu zamanla kaybolmaktadır.Ancak ender olsa da bazı kişilerde ağızda
çeşitli metaller bulunduğunda ya da çatal gibi başka bir metal girdiğinde
elektriklenmeden doğan hassasiyetler olabilmektedir.Geçmeyen duyarlılıklarda
duyarlılığın yalnızca bu sebepten olduğuna emin olduktan sonra restorasyonu
metal olmayan bir restoratif madde ile değiştirmek
çözüm olabilir.
Kompozit dolgular nasıl yapılır?
Kompozit dolgular,
hazırlanmış kavitelere tabaka tabaka
yerleştirilir ve her tabaka özel bir ışık ile sertleştirilir. Bu işlem bitince kompozit dolgular dişe göre şekillendirilir ve düzeltilir.
Bütün bu işlemler amalgam dolgu işleminden daha uzun sürer. Ancak amalgamın en
az iki katı kadar daha pahalıdır. Kompozit dolguların
ağızda kalma süresi de 7-10 yıldır ki bu süre
amalgamın ömrüne yakındır. Ancak çok büyük dolgularda durum amalgamın
lehinedir.
Kompozit reçinelerin avantaj ve
dezavantajları:
Bu dolguların en
büyük avantajları estetik olmalarıdır. Ayrıca bu dolgular dişlere iyice
bağlandığı için diş dokularını destekler, kırılmaları ve sıcaklık geçmesini
engeller. Kompozitler, yalnızca çürükleri restore
etmek için değil, dişlerin rengini ve biçimini değiştirerek kozmetik etkileri
için de kullanılabilmektedirler. En önemli dezavantajı işlem sonrası
duyarlılıkların olmasıdır. Dolguların renkleri, kahve, çay gibi boyayıcı
yiyeceklerle de hafifçe değişebilmektedir.
|
bir kompozit dolgu uygulaması
örneği |
|
|
|
|
|
önce |
..ve kompozit dolgu sonrası |
Kompozit restorasyonlar
sonrası hastalara uyarılar
Kompozitlerde de artık aynı
seansta polisaj işlemi yapılabilmektedir.Ancak çok
büyük restorasyonlar ya da çok diş için yapılan seri restorasyonlarda hastayı
bir defa daha kontrole çağırıp varsa gerekli düzeltmeleri yapmak hem estetik
hem fonksiyon açısından çok daha iyi olacaktır.
Bu materyallerle ön
dişlerde çok büyük kayıplar restore edilebilmekte bu nedenle hastaların
ısırmada dikkatli olmalarının bu restorasyonların ömrünü uzatacağının da
anlatılması gerekmektedir.Özellikle (fasial) yüzde yapılan uygulamalardan sonra ne kadar iyi
polisaj yapılmış olsa da boyayabilen yiyecek ve içeceklerin dolguların
renklerini değiştirebileceği yine hatırlatılmalıdır.Aşınma nedeni ile restore
edilmiş dişlerde daha çok dikkat edilmesi gereken şey de hastaya çok sert
olmayan diş fırçaları önermek ve fırçalama yöntemlerinde düzeltmeler
yapabilmelerini sağlamaktır.Bu öneriler geniş (fasial)
yüz restorasyonları
için de geçerlidir.